بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / أخلاق السياسة / نصائح ذهبية للسياسي / وصايا الإمام الغزالي
نصائح ذهبية للسياسي

وصايا الإمام الغزالي

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

İMAM

GAZALÎ’NİN TAVSİYELERİ

İmam

Gazalî’nin ‘Devlet Başkanına Öğütler’ kitabı, Selçuklu Sultanı Melikşah’ın oğlu

Sultan Muhammed Tabar’a hitaben yazılmıştır. Kitap, iman ve siyaset olarak 2

ana bölümden oluşmaktadır. Ele alınan konular hikâye, misal ve nükteler ile

bezenerek yöneticilere nasihat edilmiştir. Bu nasihatlerin etki etmesi için

idarecinin kalbinde öncelikle iman nurunun olması gerektiği aksi takdirde tesir

etmeyeceği İmam tarafından belirtilmiştir.

Örneğin

sultana hitap ettiği bir bölümde şunu tavsiye etmektedir:

‘Şunu

kesin olarak bil ki, Allah (c.c.) insanlar içinden iki grubu seçkin

yaratmıştır: Bunlar, peygamberler ve devlet adamlarıdır. Allah (c.c.)

peygamberleri, kullara, Yüce Allah’a nasıl kulluk yapacaklarını öğretmek ve

O’nu tanıma yolunu açıklamak için göndermiştir. ‘Hakkı ayakta tutan sultanlar

(yöneticiler) yeryüzünde Allah’ın (c.c.) gölgesidir.’

Gazali’nin

nasihatlerinde sürekli olarak adalet kavramına vurgu yaptığını görürüz.

Başkanın

bir günlük adil yönetimi, yetmiş yıllık ibadetten daha üstündür. (Hadis)

‘Devlet

yönetimi çetin bir iştir. Devlet adamları, kendilerine, adaleti nasıl

gerçekleştireceklerini öğretmeleri ve bu ağır yükü hafifletmeleri için din

âlimlerini yakın tutmadıkça sağlıklı bir yönetimi gerçekleştiremezler.’

Başkan

kâfir de olsa, halkına zülüm yapmadıkça idareciliği bakidir. Allah (c.c.) nasıl

olmuş da Mecusilere dört bin yıl boyunca dünyanın iktidarını vermiştir? Diye

sorulsa; çünkü onlar, adaletle yönetmişler, asla zulüm yapmamışlar, cevabı

verilir.

İnsanların

Yüce Allah’a en sevimlisi ve en yakın olanı, adaletli liderdir. O’nun en çok

buğz ettiği ve (dergâh-ı izzetinden) uzak tuttuğu kişi de zalim liderdir.

‘Şunu

biliniz ki, sizinle Allah (c.c.) arasında olan şeylerin affedilmesi mümkündür.

İnsanlara zulüm olan işlere gelince, Allah (c.c.) onun hakkını kıyamete kadar

sizden kaldırmaz. Bunun tehlikesi çok büyüktür. Adaletli ve insaflı sultanlardan

başkası bu büyük tehlikeden emin olamaz. Adaletin ve insafın kıymeti o zaman

bilinir.’

Unutma!

Adalet ve insaf, iman ağacının dalları ve meyveleridir.

İslam

filozofları: ‘Dinin bekası başkanla, başkanın bekası askerle, askerin bekası

mali güçle mümkün olur. Aynı şekilde mali güç, ülkenin bayındır olmasıyla,

ülkenin bayındır olması da, adil yönetimle olur.’ Demişlerdir.

İbnü’l

Mukaffa şöyle demiştir: ‘Hint krallarının o kadar çok kitabı vardı ki, fillerle

taşınırdı. Bir gün bilgelerine bu kitapların özetini çıkarmalarını emrettiler.

Âlimler, toplandılar ve kitapları şu dört sözle özetlediler:

1.

Söz krallar içindi: Adalet

2.

Söz halk içindi: İtaat,

3.

Söz nefis içindi: Acıkmadan yememek.

4.

Söz insan içindi: Nefsi görmemek ve dikkate almamak

Ast-üst

ilişkilerinde büyük problemlere yol açan konulardan biri de, karşıki kişinin

nasıl çalıştığını, yaşadığı zorluklarının neler olduğunu bilmemekten kaynaklanır.

Yöneticide

bulunması gereken dört nitelik şunlardır:

1.

Mayalarında alçaklık olan kimseleri ülkeden çıkarmak… Çalışanlar ve yönetici

düzgün bir karaktere sahip olmalıdır. Kişi ve kuruma ihanet edebilecek (bilgi

sızdırma, bilgiyi kurum ile paylaşmama gibi vs.) bir karaktere sahip

çalışanların güven ortamına zarar vermesini engellemek için kadrodan ayırmak

gerekir.

2.

Akıllı, sanatkâr ve yetenekli insanları kendine yakın tutup, ülkeyi bayındır

duruma getirmek. Liyakat esasına göre yardımcıları seçerek iş yapma kültürü

oluşturmak. Yeni bir yapı kurma ve bina inşa etmede sadece akıllı kişilere

değil, kişilerin estetik bakış açısına ve alanında tecrübe birikimine sahip

olması da elzemdir.

3.

Kalbinde dünya sevgisi bulunmayan yaşlı kimsenin düşünce ve görüşünü dikkate

almak… Maddi menfaat beklentisi olmayan, tarafsız akil adamlara/danışmanlara

kurumlarda yer verilmeli ve bu kişilerin nasihatleri dinlenmeli. Bu şekilde

doğru ve eleştirel bir bakış açısıyla yanlış yapılan davranışlar giderilmiş

olur.

4.

Kötü sözlü ve kötü işlerle uğraşan kimselerin sözlerine kulak vermemek.

Devlette Süreklilik

Esastır

Devlet

başkanı kendisinden önceki başkanların yollarını takip etmeli, onların

yaptıkları güzel ve iyi işleri o da yapmalıdır. Çünkü onların ömürleri daha

uzun, tecrübeleri daha çoktu ve onlar iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırmışlardı.

Onların tecrübelerini kullanmak, onların yıllarca aldığı yolu kısa zamanda

geçmek demektir. Hâlihazırda yapılan olumlu işleri göz ardı etmek, ‘her şeyi

ben bilirimci’ tutum kurumsal yapılara ciddi zararlar verir. Geçmişe takılıp

kalmamalı ama geçmişte yapılan olumlu-olumsuz işleri göz önünde bulundurarak

bir yol haritası hazırlamalı.

İmam

Maverdi’nin ‘Siyaset Sanatı’ kitabında geçen “Çocuk dünyaya geldiği zaman ona

yapılacak en güzel, en iyi ilk şey ona güzel bir isim, hoş bir künye vermektir.

Çünkü güzel bir isim, ilk işitilmesi ile birlikte insan ruhunda yer eder. Yüce

Allah, kendisini güzel isimlerle çağırmalarını ve yüce sıfatlarla tavsif

etmelerini vacip kılmış ve kullarına böyle emretmiştir.” ifadesini de bu

çerçevede yorumlayabiliriz. Belirlenecek

ismin; ürünü ve hizmeti tanıtan, akılda kalıcı, söylemesi basit, duyulduğunda

zihninde çağrışımlar yapan, toplumun dinamikleri ile örtüşen yapıda olması önem

arz etmektedir.

Ast-üst İlişkileri

Filozoflar;

‘hükümdarın halkıyla olan durumu, bahçesinde tertemiz bir suyun aktığı bahçıvanın,

bahçesiyle olan durumu gibidir. Bahçıvan bahçesini gereğince ekip biçer ve

sularsa bahçe ürün verir, meyveleri nefis olur ve o fakirlikten korkmaz.

Hükümdar da iyi çalışır ve halkın durumunu iyi kontrol ederse, halkı da ona

itaat eder.’ Yönetim alanında başarılı ve verimli çalışmanın en önemli

unsurlarından biri çalışan ve yönetici arasındaki iletişimdir. Bir yönetici ne

kadar vizyoner ve çalışkan olursa olsun, bunları çalışanlarına aktarma ve

anlatmada başarılı olamıyorsa ya da astlar anlamıyorsa hiçbir anlamı olmaz.

Doğru iletişim doğru eylemi getirir. Yöneticinin söz ve davranışı ile astına

karşı saygılı ve hoşgörülü olursa astın da bu yaklaşıma tepkisiz kalması

düşünülemez. Etkin bir yönetimde, iki tarafın birbirini net biçimde anlaması ve

bunu samimi duygularla davranışa dökmesi gerekir.

Uzun Ömürlü Yönetim

Rum

Kralı Kayser, adil hükümdar Nuşirevan’a bir mektup yazdı ve şöyle dedi:

“iktidarın bekası nasıl sağlanır?” Nuşiveran ona şu cevabı yazdı: “Ben hakkında

bilgi sahibi olmadan bir işe girmem. Bir işe giriştiğim zaman onu tamamlamaya

çalışırım. Korku veya menfaat için o işi yapmaktan vazgeçmem. Bir şeyi

emrettiğim zaman onu değiştirmem.” Nuşirevan’ın cümlelerini günümüz

yöneticileri için cümlelere dökelim.

Yönetici,

bilgi sahibi olmalı. Astları kadar uzmanlık derecesinde bilgi sahibi olmasa da

genel çerçeve çizme ve yol haritası hazırlamada bir perspektif tutacak kadar

bilgi ve birikime sahip olmalı.

Yönetici,

kararlı olmalı ve başladığı işi sonuna kadar götürmeli. (işe başlama konusu ayrıca

düşünülmeli. Başlangıç öncesinde konuları ayrıntılı olarak hesap edip hareket

etmeli)

Yönetici,

cesur olmalı. İnandığı proje uğruna, dışarıdan gelebilecek olumsuz düşünce ve

davranış karşısında dik durmalı. Eğer üst yönetimden gelen bir eylem ise bu,

yapılan işi karşı tarafı ikna ederek sunmalı. Aksi takdirde, verilen görevi

yapan sıradan bir çalışan konumuna düşmesi kaçınılmazdır.

Yardımcı Seçimi

Allah

Teâlâ, Hz Musa (a.s.)’nın şöyle dediğini haber verir: “Bana ailemden bir vezir ver, kardeşim Harun’u. Onun sayesinde arkamı

kuvvetlendir. Ve onu işime ortak kıl.”

Peygamber

bile olsan yardımcıya muhtaçsın. Tek başına her işi yapmaya kalkışma.

Kendi

ailesinden yardımcıyı talep etmesinden, güven unsurunun yardımcı seçiminde

gerekli olduğunu öğreniyoruz.

Sahih

kaynaklarda ifade edildiği üzere Hz Musa (a.s.) kekeme olduğundan insanlara,

hitabı güzel kardeşi Harun’u vezir olarak istemesinden, yöneticilerin işi

kendisinden daha iyi yapabilecek kişilere alan açmalarını anlıyoruz.

“İşime ortak

kıl”

ifadesinden yönetici, liyakatli ve güvenilir olan ve performansı yüksek

kişilere yönetimde söz hakkı vermelidir.