بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / رد العذر
الأرشيف — محتوى قديم

رد العذر

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

Müslüman bir kişinin yaptığı bir hata veya kusurdan dolayı dilemiş olduğu özrünü reddetmek, mekruh ve kötü huylardandır. Peygamber (s.a.v.): “Müslüman kardeşinin özrünü kabul etmemek günah olur” buyurmuştur.

Özrü kabul etmek ve kusurları bağışlamak Allah’ın (c.c.) sıfatların-dandır. Böyle olmayan kimseye Allah Teâlâ gazap ve azap eder. Özür dilemenin üç şekli vardır: “Niçin yaptım? Şunun için yaptım. Keşke yap-masaydım, demek veya yaptım, bir daha yapmam, demek. Yahut yapma-dım diyerek inkâr yolu ile özür dilemektir. Yaptı, bir daha yapmam, demek tevbe olur. Müslüman, afv etmesi için özür dilemesini bekler. Münafık ise hata ve eksiklerin ortaya çıkmasını bekler.

Hadis-i şerif’te: “İffet sahibi olursanız, kadınlarınız da iffet sahibi olur. Anne ve babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder. Din kardeşinizin özrünü kabul etmeyen, kevser havuzundan içemeyecektir.”

Bu Hadis-i şerif, din kardeşinin kötülük yaptığını ve özrünün yalan olduğunu bilmeyen kimse içindir. Çünkü böyle bir durumda özrü reddetmek müslümana kötü zan (sû-i zan) beslemek olur. Yalan söylediğini bilerek özrünü kabul etmek, afv olur. Affetmek ise vâcip değil müstehabdır. (İslâm Ahlâkı, M. Hadimi.)