بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Siyaset Ahlâkı / İSLAM AHLAKI ve ÖZELLİKLERİ / Tabiun ve Sonrakilerin Ahlaki Şahsiyeti
İSLAM AHLAKI ve ÖZELLİKLERİ

Tabiun ve Sonrakilerin Ahlaki Şahsiyeti

TABİÎN ve SONRAKİLERİN AHLÂKÎ KİŞİLİĞİ

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sahabilerinin devrine yetişen, onları gören, iman

sahibi olduğu halde onlarla beraber bulunan, iman üzere vefat eden Müslümanlara

‘Tabiin’ denilir.

Arapça bir kelime olan Tabiun, (Tabiin), birinin izinde yürümek, ona tabi

olmak, beraberinde bulunmak, namaz kıldıran imama uyarak namaz kılmak

anlamındaki ‘tebia’ fiil kökünden gelmektedir. ‘Tabiun’, uyanlar, tabi olanlar

anlamındadır. İslâm kültüründe, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sahabilerine tabi

olan, onları takip eden kuşak için kullanılır. Tabiun veya Tabiin şeklinde

kullanımı ise kelimenin Arap gramerine göre cümle içindeki durumuna göre

değişir. Anlam olarak her iki kelime de aynıdır.

Müslüman bir kişinin Tabiun’dan sayılabilmesi için, sahabileri gördüğünde,

görüp işittiğini belleğinde tutabilecek bir yaşta olması gerekir.

Tabiun devri hicri 120 tarihlerine kadar devam etmiş olup, İslâm kültür

hayatının son derece gelişen ve parlak olan devridir.

Sonradan fetvaları taklid edilen ve mezhep imamı olarak kabul edilen

kişilerden yalnız İmam Ebu Hanife, Tabiun kuşağındandır.

Tabiun’un fazileti Kur’an’a dayanmaktadır:

“Muhacirlerden ve Ensar’dan (İslâm’a girmekte) ilk önce geçenler ile

bunlara güzelce tabi olanlar…

Allah onlardan razı olmuştur, Onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah

onlara altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler

hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.” (1)

Ayette geçen ‘Tabi olanlar’ ifadesi, tefsirciler tarafından iki anlamda

yorumlanmıştır. Birincisi onları takip edeni onlardan sonra gelen Tabiun kuşağı

demektir. İkincisi ise, kıyamet gününe kadar, din, iman, ahlâk ve takvada

onlara tabi olan insanlar olarak kabul edilmiştir.

Fıkıh, Tefsir, Hadis, Sarf, Nahiv ve ahlâk gibi bütün İslamî ilim dalları

Tabiun döneminde gelişme kaydetmiştir. (2)

Hz. Peygamber (s.a.v.) de, hadislerinde Tabiun’u övmüştür.

“Ne mutlu beni görüp iman edene ! Ne

mutlu beni göreni görene! (3)

“Ümmetimin en hayırlıları, benim zamanımda yaşayan Sahabilerdir. Ondan

sonra, onlardan sonra gelen nesildir ve ondan sonra hayırlı olanlar da,

onlardan sonraki nesildir.” (4)

---------------------------------------

(1) Tevbe sûresi, 9/100.

(2) Şamil İslâm Ansiklopedisi.

(3) Ahmed b. Hanbel, 248.

(3) Buhari, Fedailu’s-Sahabe, 1.