Satılan Malı Geri Almamak
Satılan bir malın alıcısı tarafından iade edilerek bu akdin sona erdirilip hüküm ve sonuçlarının yok sayılmasına İslâm alimleri ‘İkâle’ demişlerdir.
İkâle, İslâm’da güzel görülüp teşvik edilen bir uygulamadır. Hz Peygamber (s.a.v.), müşteri herhangi bir sebeple satın aldığı şeyden memnun kalmayıp sözleşmeyi bozmak istediğinde satıcının buna olumlu karşılık vermesini tavsiye etmiştir.
İslâm alimleri, gerektiğinde ikâlede bulunmanın alış verişin adabından olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Gazzali, ticari işlemlerde ihsanda bulunmanın önemi konusunda şöyle der: ‘Tacirin yapması gerekenlerden bir diğeri de sattığı bir malı geri verilmek istendiğinde onu kabul etmesidir. Çünkü ancak zarara uğradığını düşünüp pişman olan kişi aldığı malı geri vermek ister. Tacirin kardeşini hoşnut etme konusunda nefsini ikna etmesi gerekir.’ [1]
Bazı dükkânlarda ‘Satılan Mal Geri Alınmaz ve değiştirilmez’ şeklinde levhalar görülmektedir. Bu tür bir ibare, kayıtsız şartsız doğru kabul edilemez. Bu konunun aşağıdaki şekilde bir takım ayrıntıları vardır:
1- Eğer anlaşma muhayyerlik şartını içermiyor ve mal da kusurlu değilse bu ifade haklı kabul edilir. Bilindiği gibi akit, tarafların icap ve kabulü ile tamamlandığında bağlayıcı hale gelir. Bağlayıcı nitelikli akitler ise muhayyerlik şartı içermediği sürece karşı tarafın rızası olmaksızın taraflardan hiçbirince feshedilemez. Çünkü Hadis-i şerifte, “Taraflar birbirlerinden ayrılmadıkça akdi fesh muhayyerliğine sahiptirler.” [2] buyurulmaktadır.
Kişi bir malı satın alıp evine götürdükten sonra herhangi bir kusuru olmadığı halde onu iade etmek isterse, satıcı rıza göstermedikçe bunu yapamaz. Bu tür bir işlem ‘ikâle’ (yapılmış akdi bozma) diye isimlendirilir. İkale ise dinde güzel görülüp tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) hangi sebepten olursa olsun müşteri bir malı aldığından pişmanlık duyması halinde satıcının ikale yaparak malı geri almasını teşvik etmiştir. Ebu Hureyre (r.a.)’nin naklettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim ikale yaparak Müslümana kolaylık sağlarsa Allah (c.c.) da kıyamette günahlarını silerek o kişiye kolaylık sağlar.” [3]
Fakat satıcının direnip de ikale yapmama hakkı vardır. Dolayısıyla bu gibi durumlarda yukarıdaki ibare sahih olur. Ancak satıcının ikale yaparak malı geri alması daha güzel bir davranıştır.
2- Müşteri malı alıp evine götürdükten sonra onun defolu olduğunu görüp geri vermek isterse, kesin olarak o malı iade hakkı vardır. Satıcı, ‘satılan mal geri alınmaz ve değiştirilmez’ levhasını asmış olsa bile hüküm değişmez.
İbn Kudame şöyle der: Müşteri malda, önceden haberdar olmadığı bir ayıbı gördüğü an akdi edvam ettirme veya feshetme konusunda serbesttir. Bu ayıp ister satıcı tarafından bilindiği halde saklanmış, isterse onun bilgisi dışında olsun fark etmez. Hayvanın sağımı ertelenerek sütü bol gösterilip satılmasını yasaklayan hadis-i şerif, [4] ayıplı malların satımında müşterinin muhayyerlik hakkının varlığını göstermektedir. Çünkü akit başlı başına kusursuzluğu gerektirir. [5]
Kuşkusuz ikâle insanlara karşı acıma, merhamet etme ve içine düştükleri zor durumdan kurtulmalarını sağlamak için yapılan bir ihsan, ikram, kolaylık ve yardımdan ibarettir. Bu Müslüman’dan beklenen erdemli bir tavırdır. Özelde insanlara, genelde bütün varlıklara karşı iyi davranma ve onları acıma konusunda Hz. Peygamber (s.a.v.)’den çok sayıda hadis rivayet edilmiştir.
“Kim zor durumdaki bir kardeşinin sıkıntısını gidermek üzere ona kolaylık sağlarsa Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık sağlar.” [6]
“Allah merhametlidir, merhamet edeni sever. Dolayısıyla merhametliye verdiğini sert ve acımasız davranana vermez.” [7]
Bütün bunlardan anlaşılmaktadır ki, Müslüman bir tüccarın sattığı bir malı alıcısının iade etmek istemesi halinde geri almaması, ona zorluk çıkarması Müslüman ahlâkına yakışmayan bir davranıştır. Çünkü böyle bir durumda alıcı, aldığı malı sevmeyecek, bu alış veriş ona sürekli huzursuzluk verecek ve belki de alıcı ile satıcı arasında bir takım ihtilafların doğmasına neden olacaktır. Satılan mal geriye iade edilirken herhangi bir zarar görmemişse, ambalajı açılmamışsa satıcının bundan dolayı herhangi bir kaybı olmayacak ve o malı bir başkasına satabilecektir. Ancak onu geri almaması halinde belki alıcı rahatsız olacak, verdiği para gözünde büyüyecek ve satıcı için iyi düşünmeyecektir. Bütün bunlara fırsat vermemek için aradan uzun bir zaman geçmemiş, ambalajı açılamamış ve mal zarar görmemişse satıcının iade alması en doğru davranış olacaktır. Günümüzde buna müşteri memnuniyetinin unsurlarından biri olarak bakılmaktadır.
[1] İhya, Gazali, 2/83.
[2] Buhari, Büyu’, 19.
[3] İbn Mace, Ticarat, 26.
[4] Buhari, Büyu’, 64.
[5] El-Muğni, İbn Kudame, 6/225.
[6] Müslim, Zikr ve Dua, 11.
[7] Müslim, Birr ve Sıla, 23.