بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

İslâm Ahlâkı

Güzel ahlâkın ilmî rehberi

“Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Ana Sayfa / Siyaset Ahlâkı / SİYASETÇİYE ALTIN ÖĞÜTLER / Sadi-i Şirazî'nin Tavsiyeleri
SİYASETÇİYE ALTIN ÖĞÜTLER

Sadi-i Şirazî'nin Tavsiyeleri

ŞEYH

SADİ ŞİRAZİ’NİN SİYASETÇİYE TAVSİYELERİ

Eğer tedbirli olunacaksa düşmanın yüzüne gülmek

savaşmaktan daha iyidir. Düşmanı böyle yok etmek mümkün değilse fitne kapısını

hediyelerle kapamak gerek.

Eğer düşmanın zararından korkuyorsan iyilik

muskasıyla onun dilini bağla! Düşman için hasekler yerine altınlar dök! Çünkü

ihsan, keskin dişleri köreltir.

Tedbir ve siyasetle cihanı ele geçirebilirsin.

Isıramayacağın eli öp!

Düşmanını dostunmuş gibi kolla! Kolla ki fırsat

bulduğunda derisini yüzebilesin.

İsfendiyar’ın bile kemendinden kurtulmadığı Rüstem

tedbirle ele geçmiştir, bunu unutma!

Basit insanlarla savaşma! Zira damlaların sel olduğu

çok görülmüştür.

Hiç kimseye kaşını çatma!

Düşmanın ne kadar zayıf olursa olsun, onunla dost

kalmaya bak! Zira düşmanları dostlarından fazla olan kişinin düşmanları

şenlikli, dostları hüzünlü olur.

Senin ordundan daha kalabalık bir ordunun üstüne

yürüme!

Neştere yumruk vurulmaz.

Eğer bir savaşta sen daha kuvvetliysen o vakit de

güçsüze karşı zorbalık etme! Bu, erliğe sığmaz.

Fil kadar kuvvetli olsan ve pençen bir aslanın

pençesini andırsa dahi savaşmaktan uzak dur! Zira barış her zaman savaştan

üstündür.

Yalnızca bütün yolar kapandığında kılıca el atmak

helaldir.

Hasmın barış istediği zaman yüzünü çevirme! Savaş

istediğinde de dizginlerini ona doğru sür! Savaş kapısı öncelikle hasmın

tarafından kapatılırsa, bilmiş ol ki senin heybetin yüz bin kat artar. Ayağını

üzengiye ilk düşman koymuşsa, Allah mahşer günü senden hesap sormayacaktır.

Kin peyda olduğunda cenk hazırlığına başla! Zira kin

tutana karşı muhabbet beslemek hatadır.

Düşük yaratılışlı bir insana hoşlukla hitap edersen

kibrini ve inadını artırırsın.

Yürüdün mü Arap atlarıyla, yiğit savaşçılarla yürü

ve kötü ruhlu insanların ruhlarındaki kötülük tozlarını silk! Fakat aklını

başına devşirirse öfkenden vazgeç!

Düşman acz içinde senin kapından girdiğinde

gönlünden kini, aklından öfkeyi çıkarmalısın!

İhtiyar bilgelerin sözlerinden dışarı çıkma! Zira

yıllanmış kişilerin tecrübeleri de yıllanmış olur.

Eğer bir savaş meydanının ortasında kalmışsan

kaçacağın yeri de düşün! Zira zaferin kimin olacağını kimse bilmez.

Askerlerin dağılıp gittiğini gördükten sonra meydan

yerinde bir başına savaşa ısrar ederek tatlı canını yok yere heba etme!

Kenardaysan kaçmaya çalış, ortadaysan düşman elbisesi giy!

Kendi askerlerin bin kişi, karşı tarafın askerleri

iki yüz kişi bile olsa, gece bastırdığında düşman topraklarında durma! Gecenin

karanlığında pusudan fırlayan elli süvari beş yüz atlı heybetindedir.

Geceleyin yol kesmek istediğinde önce pusu kurulmuş

yollardan uzaklaş!

İki ordu arasında bir günlük mesafe kaldığında uygun

bir yerde çadır kur!

Önce düşman el kaldırırsa kaygılanma! Karşındaki

Efrasiyab da olsa beynini akıt!

Düşman bir günlük yol yürürse zorbalık edecek

pençesi kalmaz. Ve sen dinlenmiş bir kumandan olarak onun yorgun askerlerine

saldır!

Cahil düşman yalnızca kendisine zulmeder. Düşmanı

yerle bir ettiğinde sancağını da yerle bir et ki, yeniden aynı sancak altında

toplanmasınlar.

Yenilmiş bir ordunun ardına çok düşüp de

arkadaşlarından uzak kalma! Zira havanın birdenbire savaş tozlarıyla bir bulut

gibi karardığını görebilir, kendini mızraklarla kılıçlarla sarılmış

bulabilirsin.

Bir asker yağma peşinde koşmamalıdır ki sultanın

arkası boş kalmasın.

Bir askerin sultanı koruması savaşmasından daha

hayırlıdır… (Sad-i- Şirazi, Yönetim Bahçesi, Trc. Serkan Özburun)