MÜCADELE
‘Mücadele’, ‘cedel’ kelimesinin türevi olup, sözlükte karşılıklı olarak yapılan sert tartışma, münakaşa, niza, sözlü kavga demektir.
‘Cedel’ kelimesi, Tükçemizde kullanılan ‘cidal’ ile aynı anlamdadır. Cidal iki kısma ayrılır:
1. Hakkı desteklemek ve ortaya çıkarmak için yapılan mücadele. Bu caizdir. Çünkü bu peygamberlerin yöntemidir. Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz (s.a.v.)’e hitaben: “Ey Muhammed, Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde mücadele et (tartış). Doğrusu Rabbin kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O doğru yolda olanları da en iyi bilir.” (Nahl sûresi, 16/125.)
Hz Nuh (a.s.)’un kavminin kendisine şöyle dediklerini Kur’an bize bildirmektedir: “Ey Nuh, bizimle cidden mücadele ettin; hem de çok mücadele ettin.” (Hud sûresi, 11/32.)
2. Batılı desteklemek ve hakim kılmak için yapılan mücadele. Bu, haramdır.
Çünkü Kur’an ayetiyle yasaklanmıştır: “Allah’ın ayetleri üzerinde inkar edenlerden başkası mücadele etmez.” (Mümin sûresi, 40/40.)
Müminler, kaza ve kader gibi konularda tartışmaktan kaçınmalı, Allah’ın emir ve iradesine teslim olmalı, daha çok kendi görevlerini öğrenip onları yerine getirmeye çalışmalıdır.
Defalarca denenmiş ve kesin sonuçlar alınmıştır ki, nezaket ile kazanılan haklar, mücadele, rekabet ve yarışma ile olandan daha uygundur. Zayıfların kuvvetlilerle mücadelesi de hiç uygun değildir. Çünkü ister şişeyi taşa vur, isterse taşı şişeye vur; her iki durumda da kırılacak olan şişedir.