İnsaf
‘İnsaf’, sözlükte, bir şeyi iki yarım parçaya bölmek, adaleti ve eşitliği sağlamak demektir. ‘Nısf’ yani ‘yarım’ kelimesi de aynı kökten türemiştir.
İnsaf, kavram olarak, hakları doğru bir ölçü ile yerine vermektir.
İnsaf, bir anlamda adaleti de içermektedir. Adalet, bununla doğar. Adalet ve insaf ahlâkının her ikisi de yüksek himmet sahibi olmaktan ve doğruluktan meydana çıkar.
İnsaf’ın zıttı, Adalet’in de olduğu gibi ‘Zulüm’dür.
Adalet ve insafın herkes ve her zaman için gerekli olduğu apaçıktır.
İnsaf dinin yarısıdır’ sözü de müslümanlar arasında sıklıkla kullanılır.
Müslüman kişinin insaf ahlakının bir gereği de, Allah (c.c.)’ın kendisine verdiği servetin bir kısmını, dünyada iken nasıl hayır işlemek konusunda serbest ve yetkili ise, dünyadan ahirete göçme zamanından önce de, o malın üçte birini tasarruf etmesidir. Zengin Müslüman servetinin hemen hepsini mirasçılarına bırakmayıp, bir miktarını ahireti için sürekli gelir yollarına harcamasına fırsat vermiştir. Camiler, din eğitimi veren okullar, kurslar, vakıflar için teberruda bulunmak, İslâm dininin anlaşılmasına ve yaşanmasına katkıda bulunmaktır. Merhumun bıraktığı maldan borçları ödendikten sonra vasiyeti ayrılır ve yapılır. Bundan sonra geriye kalan mirasçılar arsında taksim edilir. Onun içindir ki her müminin vasiyeti, şahitli, isbatlı ve yazılmış olarak baş ucunda hazır bulunmalıdır. Çünkü ölümün nerede ve ne zaman geleceğini kimse bilmemektedir. En akıllı mümin her an ölüme hazırlıklı, tevbesini yapmış olarak bekleyendir. Vasiyet nasıl emrolunmuş ise vasiyeti ifa etmek de öyledir. Vasiyet etmeden ölenler, ahirette dilsiz olarak, konuşmaktan yoksun olacakları gibi, vasiyet imkanı olduğu halde yapmayanların, Allah (c.c.) katında ve insanlar yanında sorumlu olacaklarında kuşku yoktur.
İsraf yapanlar, ayette şeytanların kardeşi olarak tanımlanmıştır. Cenab-ı Hak mülkü ve serveti insanlara haram ve günah yerlere harcamaları için vermiyor. Bunun için israf edenler, aynı zamanda insafsız olmakta ve Allah (c.c.)’ın sevgisinden uzak kalmaktadırlar.
İnsanların ömürleri de çok değerli bir servettir. Bunu gereği gibi kullanmamak da bir israftır. Bu değerli hazineyi de israf etmek yine insafsızlıktır. [1]
[1] Tasavvufi Ahlâk, M.Z. Kotku.