İNKİSAR (Beddua etmek)
‘İnkisar’, bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini, felakete uğramasını, onun yüzüne veya onun bulunmadığı bir ortamda istemektir. Bu durum, bir şeyin umulanın aksine veya hiçbir gerek yok iken meydana gelmesinden doğan bir iç kırgınlığına dayanır.
İnkisar, çoğunlukla küçüklerin büyükler aleyhine kullandıkları bir intikam silahı olup genelde acizlikten doğmaktadır. Karşısındakine bir şey yapamayacak durumda olan insan, içinde doğan bu hali gidermek ve kızgınlığını gidermek için bu yola baş vurmaktadır.
İnkisarın büyükler veya yaşıtlar arasında doğması ahmaklığın açığa vurulmasından başka bir şey değildir. Çünkü bunun karşı tarafa bir zararı olmadığı gibi kendisine de hiçbir yararı yoktur.
İnkisar’ın dış bakımından olduğu gibi iç bakımından yani manevi bakımdan da bazı kötü sonuçlar doğurduğu bir gerçektir. Sabırdan doğacak manevi yararları yok edeceğinden insanı çok büyük zararlara sokmaktadır. Bunun için inkisardan kaçınmak, dili bu tür kötü sözleri söylemekten korumak gerekir.
Bir kısım ana-babaların da, içlerinden olmasa bile yaramaz çocuklarına bir anlık kızgınlıkları sonucu beddua ve inkisar etmeleri de çok yanlıştır. Bunların istediği çocuğu tehdit ve eğitim ise böyle bir eğitim şekli yoktur. Yok eğer çocuklarından usanmışlar ve onların yok olmasını istiyorlarsa buna da kimse inanmaz. Çünkü o çocuğun ölümü halinde de en çok ağlayacak ve üzülecekler de yine anne-babalarıdır.
Gerek ev halkı içinde ve gerekse dostlar arasında sıradan söylenen ve özünde kasıt bulunmayan şaka yollu beddualar, sakıncaları bakımından yukarıdakiler gibi olmamakla beraber yine de müslümanların her zaman hayırlı sözler kullanmaları, hayır dilemeleri ve her sözlerinin zikir olması gerektiğinden dikkatli olmalıdır. Zira böyle eve feyz bereket, refah ve rahatlık girmez. (Tasvir-i Ahlâk, A. Rıfat)