Buluntu Malı Sahiplenmek
Haksız mal edinmenin bir başka şekli de yitik, gaip bir malı sahibini bulup vermek için değil, kendi nefsi için almak ve sahiplenmektir; haramdır. Peygamber Efendimiz buluntu mal için “Müslüman’ın yitirdiği (her şey) ateş alevidir.” [1] Buyururlar. Bulunan bir mal sahibine verilmek niyetiyle alınır. Bu niyetle alındığına başkaları şahit tutulur.
Rasûl-i Ekrem buyurur:
“Kim bir yitik malı bulursa, olaya bir veya iki adil kimseyi şahit yapsın, (olur ki ölebilir veya şeytan onu yanlış yola sevk eder. Onu) ne gizlesin ne de kaybetsin; muhafaza etsin. Sahibini bulursa ona iade etsin. Bulamazsa o mal Allah’ın malı hükmünde olup onu dilediğine verir.” [2]
Bu şekilde malı bulup alan; saklayan kimse, kendisinin bir kusuru olmaksızın bulduğu malı kaybederse sahibine ödeme zorunda değildir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin beyanı üzere:
Buluntu mal bir yıl süre ile ilan edilir ve sahibi bulunup teslim edilmeye çalışır. Sahibi bulunamazsa, sahibi çıkınca iade edilmek üzere harcanılıp kullanılabilinir.
İlân süresi içinde sahibi bulunamayan mal, bulanın emaneten yanında kalabilir veya bir fakire verir veyahut ihtiyacı varsa kendi kullanabilir. Bu takdirde daha sonra sahibi meydana çıkarsa kullandığı; harcadığı malın bedelini öder. Sahibinin aramayacağı bilinen; kıymeti az olan değnek, kamçı, ip gibi buluntu bir malı fakire vermek veya ondan faydalanmak için bir süre bekletme gereği yoktur.
Ağaç altına dökülen meyveler sahibi tarafından ‘gelen, geçen alıp yesin’ düşüncesiyle terk edilmemişse alıp yenilemez. Hele ceviz gibi bozulmadan durabilen meyvelere hiç yaklaşılmaz. Köylerde ağaç altına dökülmüş meyve, eriyip çürüyüp yok olacak durumda ise, eğer sahibi tarafından yasaklama yoksa yenilebilir.
Ağaç üzerinde bulunan meyvelerden sahiplerinin izinleri olmaksızın alınıp yenilemez. Yediği takdirde, sahibine zarar vermeyecek şekilde meyve bol (kıymetsiz) ise alıp yemek caiz olsa da toplayıp götürmek caiz değildir.
Akan su üzerindeki meyveleri toplayıp yemek caizdir. Çünkü bunlar, bu haliyle çabuk bozulurlar. Ekin alındıktan, karpuz, hıyar toplandıktan sonra örf ve âdetçe başkalarının almalarına izin verilmiş olan kalıntı, döküntüleri toplayıp almak caizdir. [3]
Toplumumuzda, bulduğu eşyayı sahibine ulaştırmak için gayret gösteren erdemli kişilerin sayıları az değildir. Bunun yanında çoğu zaman, kıymetsiz bir meta kabul edip önem vermeyerek sahibi yoktur, deyip bulduğu eşyaya sahip olmak isteyen kimselerin sayıları da anımsanmaz. Belediye otobüsünde, bir bayanın unutup kenarda bıraktığı çantasını kendisine hatırlatmayıp veya polise teslim etmeyip evine götürerek içindeki gömlek ve kazağı kendisi kullanan kişilerin veya sokakta bulduğu ve içinde milyarlarca TL. karşılığında döviz bulunan cüzdanı polise götürmeyip iz kaybettirmek amacıyla ana baba yurduna gitmek için garaja geldiğinde şüphe üzerine polislerce yakalanıp gözaltına alınanların varlığı yürekleri sızlatıyor.
[1] İslâmi Ölçülerle Ticaret Rehberi, H. Döndüren, s. 283.
[2] İbnu Deybe’, age., XVII, 319, hn. 6775.
[3] İbnu Deybe’, age., XIV, 485, hn. 5308; Ebû Davut, Lukata, 1; TDV. İlmihal II, 403.
[4] Daha geniş bilgi için bkz. Bilmen. age., s. 600.