In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / Archive — Older Content / Topic 1426
Archive — Older Content

Topic 1426

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

CİHADIN FAZİLETİ

Cihadın önemi ve fazileti konusundaki Kur’an ayetlerinin meallerini yukarıda sıraladık. Bu ayetlerde, Allah (c.c.), kendi yolunda cihad etmeyi emretmekte, bu yolda canlarıyla ve mallarıyla çalışanları övmekte ve Allah (c.c.) yolunda mücadele eden mücahidlerin derecelerinin, evde oturanlardan daha yüce olduğu bildirilmektedir.

Ebu Sa’idi’l-Hudri (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah yolunda cihad eden kimse Allah’ın şu garantisi altındadır: “Allah onu ya mağfiret ve rahmetine dahil eder (şehit olur), yahud sevap ve ganimetle sağ salim geri çevirir. Allah yolunda cihad eden kimsenin misali, hiç ara vermeden geceleri hep namaz kılan, gündüzleri de hep oruç tutan kimse gibidir. Bu hal evine dönünceye kadar böyledir.

Hz. Ömer (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Kim Allah yolunda cihad eden bir gaziyi tam olarak teçhiz ederse, o gazi ölünceye veya savaştan dönünceye kadar sevabına iştirak eder.”

Hz. Ali, Ebu’d-Derda, Ebu Hureyre, Ebu Ümâme, Abdullah İbnu Ömer, Abdullah İbni Amr, Hz. Câbir, İmran İbnu Husayn (r.a) anlatmışlardır: ‘Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Kim evinde oturduğu halde; Allah yolunda (cihad edenlere) bir nafaka gönderecek olursa, ona her bir dirhem karşılığında yediyüz dirhem (sevabı) vardır. Kim de Allah yolunda bizzat cihad eder ve bu yolda mal harcarsa, ona da her bir dirhem için yediyüzbin dirhem (sevabı) vardır.”

Rasûlullah (s.a.v.) sözlerini şu ayetle tamamladı: “Ve Allah dilediğine kat kat sevap verir.”

Deniz Gazvesinin Fazileti

Ebu’d Derda (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Denizde yapılan bir gazve (savaş), sevap bakımından karada yapılan on gazveye bedeldir.”

Deylem’in Fethi ve Kazvin’in Fazileti

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Dünyanın ömründen bir tek gün bile kalmış olsa, Ehl-i Beyt’imden bir adam melik oluncaya ve Deylem dağına ve Konstantiniyye’ye (İstanbul’a) malik oluncaya kadar Allah, o günü uzatacaktır.”

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Dünyanın etrafını fethetmek sizlere nasip kılınacak ve Kazvin denilen bir şehir size fethedilecektir. Sizden kim bu gazveye kırk gün veya kırk gece iştirak ederse, ona cennette üzerinde yeşil zeberced taşı bulunan altından mamul bir sütun verilecektir. Bu sütun üzerinde, kırmızı yakut taşlarından mamul bir kubbe (köşk) vardır. O kubbenin, altından mamul yetmişbin kapısı vardır, her kapı kanadının başında (huru’l-iyn denilen) siyah gözlü bir zevce vardır.”

Allah Yolunda Cihad İçin At Beslemenin Fazileti

Temimu’d Dârî (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.)’ı işittim, buyurdular ki: “Allah yolunda kim bir at (edinip) bağlar, kendi eliyle yemini verirse, yedirdiği her bir tane için bir sevap vardır.”

Allah Yolunda Çarpışmanın Fazileti

Hz. Enes İbnu Malik (r.a.) anlatıyor: Ben bir harbe katıldım. Abdullah İbnu Ravâha şöyle demişti : ‘Ey nefsim! Seni cennet (e sokacak olan) mukateleden hoşlanmıyor görüyorum. Allah’a yemin ederim ki sen istesen de istemesen de savaşacaksın!’

Amr İbnu Abese (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.)’a gelip: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Cihadın hangisi en faziletlidir?’ dedim. “Kanı dökülen ve iyi cins atı yaralanan mücahid (in cihadı en faziletli cihaddır).” buyurdular.

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah yolunda yaralanan hiçbir yaralı yoktur ki -ancak kimin O’nun yolunda yaralandığını Allah bilir- Kıyamet günü, yarası, yaralandığı gündeki şekliyle getirilmiş olmasın: Kanı kan renginde, kokusu misk kokusunda olarak.”

Cihadın fazileti konusu İslâm telif tarihinde önemli bir yer tutar. Yukarıda meallerini zikrettiğimiz ayetlerde görüldüğü gibi Kur’an-ı Kerim’deki birçok emir ve tavsiye geniş anlamda cihadla ilgilidir. Özel olarak cihadı konu edinen âyetlerde ‘iman, hicret, Allah (c.c.) yolunda malla ve canla cihad’ unsurları zikredilmekte ve bu hasletlere sahip bulunanların Allah (c.c.) ile olan dostluklarına sadık kaldıkları, ebedî mutluluğa ve her şeyin üstünde Allah (c.c.) rızasına ulaşacakları ifade edilmektedir. ‘Kütüb-i Sitte’ başta olmak üzere birçok hadis mecmuasında cihadla ilgili hadisler ‘el-cihad’, ‘fezâi-lü’l-cihad’, ‘el-cihad ve’s-siyer’, ‘es-si-yer’, ‘el-megazî’ gibi özel bölümler halinde toplanmış, diğer bölümlerde de yeri geldikçe aynı konudaki rivayetler zikredilmiştir. Bu tür hadislerin bir kısmında Hz. Peygamber (s.a.v.), muhatabının durumuna göre, bazen anne ve babaya hizmet etmeyi, bazen da hac ibadetini yerine getirmeyi cihad saymıştır. Ancak cihada ilişkin hadislerin çoğunda Allah (c.c.) yolunda malı ile, canı ile veya her ikisiyle cihad edenin, insanlığın mutluluğunu sağlama ve Allah (c.c.) rızasına ulaşma yolunda elde edeceği manevî dereceler özendirici anlatımlarla dile getirilmiştir. Cihad, ‘emir bi’l-ma’rûf nehiy ani’l-münker’ çerçevesinde kelâm ve mezhepler tarihinde, ayrıca ahlâk ilminde de ele alınıp işlenmekte, fıkıhta ise savaş hükümleri açısından söz konusu edilmektedir.