Sources of Islamic Ethics
İSLÂM AHLÂKININ KAYNAKLARI
Geçmişteki ve günümüzdeki ahlâk görüşlerinin çeşitliliği dikkate
alındığında, bunların beslendiği kaynakların da değişik olduğu görülür.
Bunların bir kısmı akla, bir kısmı topluma, bir kısmı da vicdana, devlet
otoritesine, yahut da dinî ve ilâhî kaynaklara dayandırılmaktadır.
İslâm ahlâkının temel kaynakları ise, Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber
(s.a.v.)’in Sünneti, İcma-ı Ümmet (İslâm alimlerinin bir konuda ittifak
etmesi), Kıyas-ı Fukaha (Yetkili İslâm hukukçularının olayları karşılaştırma
yoluyla hüküm çıkarması), bir de Örf ve adetlerdir. Edille-i Şeriyye (İslâm’ın
Kaynakları) denilen bu kaynaklar, aynı zamanda İslâm Hukukunun da temel
kaynaklarıdır.
İslâm’ın Anayasası Kur’an-ı Kerim,
söz ve lafız olarak okunmasının ibadet ve kendisinin bütün dinî hükümlerin
dayandığı bir kaynak olduğu gibi, ahlâki hüküm ve kuralların da çıkarıldığı ana
kaynak durumundadır. Kur’an ahlâkı diğer ahlâklardan farklıdır. Çünkü o,
geçmişin bütün derinliğini ve insan yaratılışının bütün özelliklerini en küçük
hücrelerine kadar bilen Allah (c.c.)’ın gönderdiği ahlâktır.
Kur’an ahlâkının bir özelliği de yaratıcılığıdır. Bu ahlâk, başka hiçbir
sistemde olmayan sertlik içinde yumuşaklığı, istikrar içinde gelişmeyi ve
birlik içinde çeşitliliği bir araya getirmiştir. Bunun için de İnsan
yaratılışına en uygun ahlâk sistemidir. Kur’an, hem nazari ahlâka ait temel
ilkeleri ortaya koymuş ve hem de o zamana kadar hiçbir sistemin başaramadığı
bir genişlik içinde ameli (pratik) ahlâka ait bütün kuralları göstermiştir.
Kur’an ayetleriyle, nazari ve ameli İslâm ahlâkını ilk defa sistemli olarak
1951 yılında Muhammed Draz ‘La Moral du Koran’ (Kuran Ahlâkı) adlı doktora
çalışmasında ele almıştır.
İslâm ahlâkının ikinci kaynağını, Hz Muhammed (s.a.v.)’in hayatı, sözleri
ve yaşayış ilkeleri oluşturmaktadır. Aynı zamanda bunlar, ameli ahlâk alanında
uyulması gereken esaslardır. Çünkü O’nun sözü, vahiyden başka bir şey değildir.
(1)
En güzel ahlâkı tamamlamak için Allah (c.c.) tarafından gönderilmiş olan
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in ahlak ile ilgili sözleri ve davranışları, hadis
kitaplarında ‘Ahlâk’ veya ‘Adab’ bölümleri şeklinde yer almaktadır.
Kitap ve Sünnet’e dayanan ‘Kıyas’ ve
‘İcma’, ibadet ve hukuki konularda olduğu gibi, ahlâki konularda da kaynak
olabilmektedir. Bu durumlarda ‘Kıyas’ ve İcma’ya başvurulması da bir Kur’an
tavsiyesidir. (1) İslâm ahlâkı, Kur’an ve Sünnet kaynaklarıyla sınırlı
kalmamış, bu iki kaynağın sınırları içinde icma ve kıyas gibi metodlarla
kurallarını geliştirmiş ve daha da zenginleştirmiştir.
Bu kaynaklardan ayrı olarak, ‘Genel Ahlâk’ şeklinde ortaya çıkan örf ve
adetler de ahlâk kurallarının ortaya çıkmasında rol oynayan unsurlardır. Bu
kurallar aynı zamanda bir hukuk müeyyidesi özelliği de taşımaktadır. Bazı
ahlâkçılar adetleri ahlâktan saymasalar da, örf ve adetlerin ahlâka temel
olabilmeleri için ilâhi vahyin ışık
tuttuğu bir toplumda gelişip oluşması şarttır. Çünkü bu tip örf ve adetler,
kuşaklar arasındaki kopukluğu önleyerek bütünleşmeyi sağlar.
(1) Nisa sûresi, 4/59.
(2) Necm sûresi, 53/3-4.