In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / The Ethics of Jihad and War / The Concept of Territory in Islamic Law / Residing in the Abode of War
The Concept of Territory in Islamic Law

Residing in the Abode of War

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

DARU’L-HARP’TE İKAMET

İslâm’ın soyut bir inançtan öte bir hayat ve yaşayış tarzı, bir dünya görüşü oluşu, Müslüman’ın İslâm esaslarının hâkim olduğu bir toplumda kendi inanç ve yaşayışını paylaşanlarla birlikte yaşaması­nı gerekli kılmaktadır. Kur’an ve Sünnet’te bu husus üzerinde önemle durulmaktadır. Geçen kısımlarda bu konuyla ilgili bazı âyetler zikredilmişti.

Daru’l-harpte ikametle ilgili bir hadis-i şerif şöy­ledir: Cerir b. Abdullah (r.a.)’dan: Allah Rasûlü (s.a.v.) Has’am kabi­lesine bir seriyye gönderdi. Baskın esnasında secdeye kapanan bir grup insan da o sırada öldürüldü. Durum Rasûlullah’a bildirilince, onlar için yarım diyet tazminata hükmetti ve şöyle buyurdu: “Müş­rikler arasında ikamet eden Müslüman’dan beriyim.” Neden ey Allah’ın Rasûlü? Diye sorduklarında: “Ateşlerini görmüyor musun?” buyur­du. Hadis-i şerifte sözü edilen Müslümanlar, Müslüman oldukları anlaşı­lır da düşmanla birlikte öldürülmezler diye secdeye kapanmışlardı. Bu hadisten anlaşılacağı üzere, birisi ateş yakınca diğerinin görebi­leceği kadar yakın bir mesafede Müslümanların gayr-i Müslimlerle beraber yaşamaları yasaklanmış olup, bu da hicretin gerekliliğini ifade eder.

Semure b. Cundeb (r.a.)’in Nebi (s.a.v.)’den yaptığı rivayette şöy­le buyrulur: “Müşriklerle ikamet etmeyin, onlara karışmayın. Kim on­larla, ikamet eder veya onlara karışırsa, onlar gibidir.”

İslâm toplumu dışında yaşamak, yalnızlık ve zaaf hissi uyandırır. Aşağılık duygusu doğurarak gitgide gayr-i Müslimlere tabi olmaya yol açar. Halbuki İslâm, Müslüman’ın kendisini güçlü, izzetli, onurlu, özgüvenli ve hâkim hissetmesini, kendi üzerinde Allah (c.c.)’ın hâkimiyetinden başka hâkimiyet duymamasını ister. Bu sebepledir ki, İslâm hâkimiyetinin bulunmadığı yerde ikamet haram kılınmıştır. Ancak orada dinin icaplarını ifaya muktedir ve bu hususta fitneden emin olunursa bu hükmün dışındadır. Aksi tak­dirde, hicrete muktedir olur da hicret etmezse, yukarıdaki hadiste de belirtildiği gibi, İslâm ondan beridir. Zelil ve hakir olmamak için böyle yerlerden hicret gerekir. Yoksa içinde bulunduğu hale alışa­rak sesini çıkarmazsa, nefsine zulümle Allah (c.c.)’a küfretmiş olur. [28]

[28] İslâm Hukukunda Ülke Kavramı, A. Özel.