General Features of Islamic Ethics
İSLÂM AHLÂKININ ÖZELLİKLERİ
Yukarıda belirttiğimiz kaynaklara dayanan ve zikrettiğimiz alanları
kapsamına alan İslâm Ahlâkının özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Küfür ve şirke düşmemiş, çeşitli din ve mezheplerin
sarıldığı ahlâk prensiplerindeki kusur ve eksiklikler İslâm Ahlâkında bulunmaz.
Çünkü, bu ahlâkta insanın ahlâki görev ve sorumluluklardan kaçıp kurtulması
için bir takım açık kapılar bırakılmamıştır.
2. İslâm ahlâkında ahiret inancının da devreye
sokulmasıyla, ahlâkın genel prensipleri tam bir değişmezlik kazanmış ve hiç
sarsılmayacak bir şekilde kuvvetlenip, insanın eylem ve davranışları da
istikrara kavuşturulmuştur.
3. İslâm ahlâkı, gerçeği bütün cepheleriyle ele almıştır.
Filozoflarca bölük pörçük ele alınan gerçeklik, İslâm ahlâkında
bütünleştirilmiştir. Örneğin, “Hazz”ın İslâm ahlâkında yeri vardır; çünkü o bir
değer taşır; fakat biricik çözüm yolu ve kurtuluş değildir. Yine “Kemal”in de bir
yeri ve değeri vardır. “Vazife”de öyle, “Vicdan”. İşte İslâm ahlâkı, bu dağınık
ve tekli çözüm yolunu bir disiplin içinde ve bir ağacın dalları gibi birbirine
uygun bir şekilde düzenlemektedir. İslâm ahlâkının tasvip etmediği nokta ise,
bütün insan davranışlarını bunların yalnız biriyle açıklama yanlışlığıdır.
4. İslâm ahlâkı, gerçekçi ve dini (Rationel-Thêologique)
bir ahlaktır. Bir yandan metafizik ve tabiat-üstü bir kaynaktan doğmakta; diğer
taraftan ise, kuralları akıl ve muhakeme ile güçlendirilmektedir. Diğer
ahlâklar, “Vazife ahlâkı”, “Hayır ahlâkı”. “Feragat Ahlâkı” gibi çeşitli
kısımlara ayrılırken, İslâm ahlâkı hem ‘vazife’yi, hem ‘hayır’ı hem de
‘feragat’ı kendi bünyesinde ve
sisteminin bir gereği olarak içermektedir.
5. İslâm ahlâkı, bütün ahlâk problemlerine cevap veren,
hayatta her probleme çözüm teklif eden geniş ve bütün dünyayı kapsayan bir
sistemdir. Bu kadar geniş ve büyük bir ahlâk sistemi görülmemiştir.Çünkü bu
ahlâk, hem ferdî, hem dinî, hem de sosyal ihtiyaçları karşılamaktadır. O, bir
taraftan Liberalist görünürken, diğer taraftan sıkı bir mali disiplin kurar.
Realist görüşler yanında, idealist bir manzara gösterir.
Gerekli olan gelenekleri ve âdetleri koruyarak ‘muhafazakâr’ görünürken,
büsbütün yeni esaslar kurarak büyük bir yenilik hamlesi taşır. Aklî elemanları
yanında mistik görüşleri de ihtiva eder. Bu karakteriyle İslâm ahlâkı dünyayı
içine alan, uzlaştırıcı ve birleştirici rolünü tam bir başarıyla
gerçekleştirir.
6. İslam ahlâkı akla uygun ve teşkilâtlı bir yapıdır. Bu
yapıda bütün elemanlar işbirliği ile çalışır. Fonksiyonlarını tam bir düzen ve
dayanışma içinde işletir. En yüksek bir ideal, pratik bir fiil ile uyuşur. Çok
sert bir kural, yumuşak bir davranışla yumuşatılır ve düzenlenir. Akıl, iman
içinde tamamlanır; iman da akılla sağlamlaşır. Fert kendi şahsiyetini
geliştirirken, toplumun genel kurallarına da ayak uydurur. Toplum da manevî
haklarını fertlerine uygularken, onlardan lüzumsuz ve faydasız fedakarlıklar
istemez; herkesten yapabileceği kadarını bekler.
7. İslâm ahlâkının en temel özelliklerinden birisi de
pratik olmasıdır. Müslümanlar İslâm ahlâkını yeryüzünde yaşayan kimselerdir.
Hayata uygulanan bu ahlâk kurallarında bir yumuşaklık ve hoşgörü vardır.
8. İslâm ahlâkında görevler sınırlandırılmış ve bir
hiyerarşiye tabi tutulmuştur. Mükellef olmanın şartları belirtilmiş, her
vazifenin insan gücüne göre ayarlanması esas kabul edilmiştir. Ahlâki bir emir,
aynı zamanda, dinî bir vazife halini almıştır. Bu sebeple İslâm, insanı yalnız
ahlâklı yaparak orada bırakmaz, daha da yükselterek hayırlara anahtar, şerlere
kilit yapmayı hedefler. (1)
--------------------------------
(1) Son Devir Osmanlı Düşüncesinde Ahlâk, Hüsameddin Erdem, s.25.