Feigning Ignorance
‘Tecahül’, bilmezlikten gelmek, bilmez gibi görünmek ve gaflet göstermek demektir.
Birey ve toplumun hayır ve yararını gerektiren şeylerde gafil olmak ve bilmezlik etmek çirkin bir davranıştır. Kur’an-ı Kerim’de tecahül kavramı gaflet göstermek, bilerek yadsımak, bilmiyormuş gibi davranmak şeklinde ele alınmaktadır. Allah Teâlâ tecahül edip gaflet gösteren inkârcıları birçok defa tehdit ederken iman eden insanları da uyarmaktadır. Müslümanların uyarıldığı konulardan biri bilerek inkar eden ve tecahül gösteren inkarcılarla dost olamamaları ve onlara güvenmemeleridir.
Kur’an-ı Kerim, Allah (c.c.)’ın her şeyi bildiğini açıkça bildiriyor:
“Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.” [1]
Kur’an’ın indiriliş amacının da yine gaflet içinde boğulan insanların kurtarılması olduğunu Allah Teâlâ şu ayetle ifade etmektedir: “Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.” [2]
Tecahül yoluyla kendini aldatan kimselere hitaben; “Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız!” [3] buyrulmaktadır. Yine doğruyu kabullenmemekte inat eden ve gaflet gösteren kimseler için Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: “Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” [4]
Müminler de Hz. Peygamberin (s.a.v.) şahsı da şöyle uyarılmaktadır: “Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.” [5]
Yine aşağıdaki ayetlerde Allah Teâlâ (c.c.) gaflet içinde olanlara dönük uyarılarını sürdürmektedir. “İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.” [6]
“Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, onlar tamamen gafildirler.” [7]
“Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).” [8]
“Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar.” [9]
“Gerçek olan va’d yaklaşmıştır, işte o zaman, inkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: “Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik, hayır, bizler zalim kimselerdik” (diyecekler).” [10]
[1] Mümtehine sûresi, 60/1.
[2] Yasin sûresi, 36/6.
[3] Necm sûresi, 53/61.
[4] Araf sûresi, 7/179.
[5] Araf sûresi, 7/205.
[6] Enbiya sûresi, 21/1
[7] Rum sûresi, 30/7
[8] Kâf sûresi, 50/22.
[9] Mâ’ûn sûresi, 107/5.
[10] Enbiya Suresi, 21/97.