In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful

Islamic Ethics

A scholarly guide to good character

“And indeed, you are of a great moral character.” (Al-Qalam 68:4)

Home / Archive — Older Content / Backbiting
Archive — Older Content

Backbiting

A translation of this content in this language has not been added yet; showing the original Turkish text.

‘Gıybet’, bir kimsenin bulunmadığı ortamda, onun hoşuna gitmeyecek sözler söylemek ve onu çekiştirmektir.

Kur’an-ı Kerim’de bu davranış, müslümanın “ölmüş kardeşinin etini yemek” gibi çirkin bir eylem olarak sayılmıştır. Böyle bir kötü benzetmeye başka eylemler için Kur’an’da rastlamıyoruz. Allah Tealâ : “Biriniz diğerinin arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah’tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.” (Hicr sûresi, 15/12.) buyurmuştur.

İslâm, gözü harama bakmaktan, kulağı haramı duymaktan, nefsi haram olan şehvetten yasakladığı gibi, dili de gıybet yapmaktan yasaklamıştır. Hiçbir insan arkasından hoşlanmayacağı şeylerin konuşulmasını istemez. O halde insan kendi şahsı için yapılmasını istemediği bir şeyi başkası için de istememelidir.

Gıybet eden kimsenin sonunun çok kötü olduğunu anlatan âyet-i kerimede ise şöyle buyurulmaktadır: “(İnsanları) diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her karıştırıcı kişinin vay haline!” (Hümeze sûresi, /1.)

Yukarıdaki âyetlerde görüldüğü gibi gıybet, çok çirkin bir alışkanlıktır. İnsan yapısına yerleşen bu çirkin alışkanlık, insanların onurlarını ve değerlerini ayaklar altına alır ve onları küçük düşürür. Bu ahlâkî düşüklüğün ve çirkinliğin önüne geçmek, insan ruhunu yüceltmek için Kur’an âyetleri ve hadis-i şeriflerin buyruk ve yasaklarına özenle uymak gerekir.

İbrahim Edhem, davet edildiği bir yemeğe gitmiş. Oradakiler yemeğe gelmeyen birisini çekiştirmişler ve ‘ağırdır, çekilmez’ demişler. İbrahim kendi kendisine: “Bana bunu nefsim yaptı. İnsanların dedikodusu yapılan bir yere geldim” demiş ve üç gün yemek yememiş.

Avf anlatıyor: “İbn Sirin’in yanına gittim, Haccac’ı kötülemeye başladım. İbn Sirin dedi ki: ‘Yüce Allah âdil hâkim’dir. Haccac’dan öc alacağı gibi Haccac’ın öcünü de alır. Sen yarın Allah ile karşılaştığın zaman işlediğin en küçük günah, Haccac’ın işlediği en büyük günahtan daha çetin olur.’ dedi.”

Düşünürlerden biri diyor ki: “İnsan için bir dil, iki göz ve iki kulak yaratılmıştır ki söylediğinden daha çok görsün ve dinlesin.”