بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / أخلاق الجهاد والحرب / الشهادة والشهيد / غسل الشهداء
الشهادة والشهيد

غسل الشهداء

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

ŞEHİTLERİN YIKANMASI

Dört mezhebin imamları şehidin yıkanmaması üzerinde ittifak etmişlerdir. Bu ulemanın genel sözüdür. El-Hasan, Said İbni Müseyyeb ve İbni Süreye el-Şafiî’nin dışında bu hükme hiç kimse ihtilaf etmemiştir. Şehitler yıkanır diyen bu üç kişi şu sözleri delil göstermişlerdir. İnsan öldüğünde cenabet sayılır. Cenabetin yıkanması gerekir. Cumhuru ulema ise aşağıdaki zikredilen Cabir hadisini delil göstermiştir.

‘Rasûlullah (s.a.v.) Uhud şehitlerinin kanlarıyla birlikte defnedilmelerini emretmişti. Ne ashab-ı kiram onları yıkadı. Ne de Rasûlullah (s.a.v.) cenaze namazlarını kıldı.’ Bu hadisi, Buharî, Nesaî, İbni Mace ve Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis sahihtir. Ahmed İbni Hanbel (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Uhud’da ölenler hakkında şöyle dediğini zikretmiştir. “Onları yıkamayınız. Çünkü onların her bir yarası veya akan kanları kıyamet gününde misk kokusu olarak yayılacaktır.” Ve Rasûlullah (s.a.v.) onların cenaze namazlarını kılmamıştır.’

Neredeyse tevatür derecesine ulaşan bu sahih deliller cumhur-u ulemanın görüşü olup en tercih edilen görüştür.

Cünüp ve Hayız Olan Şehidin Hükmü

Bu konuda fakihlerin çoğu şöyle demişlerdir: ‘Cenabet olan kimse şehit olursa yıkanmaz. Bu görüş İmam-Şafiî, İmam Malik, İmam Ahmed, İmam Ebu Yusuf İmam Muhammed ve Hanbelîlerin görüşüdür. İmam Ebu Hanife ve Şafiîlerden İbni Ebi Süreye ve İbni Ebi Hureyre yıkanır demişler ve şu hadisi delil göstermişlerdir. ‘Hanzala İbni Ebi Amir el-Rahib (r.a.) Uhud gününde cünüp olarak şehit olmuş ve onu melekler yıkamışlardı.’ Taberani bunu iyi bir senetle rivayet etmiştir. Beyhaki bu hadisi Abdullah bin Zübeyr (r.a.)’den muttasıl olarak iyi bir senetle rivayet etmiştir.

Burada en sahih olan âlimlerin çoğunluğunun görüşüdür. Çünkü eğer onun yıkanmasına gerek duyulsaydı Rasûlullah (s.a.v.) yıkardı. Onun cesedini melekler keramet olması için yıkadılar. Eğer vacip olsaydı beşerin onu yıkamasına hiç bir engel yoktu. Hayız halinde şehit olan kadının hükmü de cenabet olarak şehit olan erkeğin hükmü gibidir. [79] İmam Nevevî ise şöyle demiştir: ‘Eğer birisi cenabet iken şehit olursa iki görüş vardır. Bunlardan birincisi ve en sahih olanı bu konuda görüş belirten musanniflerin ittifakı ile yıkanmasının haram olduğu görüşüdür. Bunu bizden önceki ilim ehlinden arkadaşlarımız da söylemiştir. Çünkü şehadet hükmî pislikleri temizler. Normal ölünün yıkanması gibi şehidin yıkanması caiz değildir.İkincisi ise; İbni Süreye ve İbni Ebi Hureyre cenabet bir şehidin yıkanmasının vacip olduğu görüşündedirler.

Hayızlı kadınlara gelince: El-Kadi Ebut-Tayyib ve Şeyh Nasrul Makdesî eserlerinde, hayız halindeyken şehit olan kadınların yıkanmayacaklarına işaret etmişlerdir.

Şehitlerin yıkanmamasının illeti ise, şer’i olan en güzel ibadetin eseri sayılan üzerindeki kanın giderilmemesidir.

Sahih-i Buhari’de varid olan bir hadis-i şerifte Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda yara alan kimseler kıyamet günü yaralarıyla birlikte dirilecekler. Yaralan kan renginde ve kokulan ise misk kokusu olacak. Kimin yaralı olarak dirileceğini de ancak Allah bilir.”

Bir kâfir Müslüman olduktan sonra gusül abdesti almadan şehit olursa yıkanmaz. Çünkü Useyram İbni Abdil Eşhel, Uhud günü (Uhud savaşında) Müslüman oldu, sonra da kâfirler tarafından öldürüldü. Fakat yıkanmadı. El-Muğni’de bu sahih hadis olarak zikredilmiştir.

İbni Abidin haşiyesinde ise şöyle zikredilir. ‘Cenabetin yıkanması: İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’un hilafına (İmam Ebu Hanife’ye göre) yıkanır. Hayız olan kadının durumu ise: Hayız veya Nifas’tan kesilmiş kadın İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’un hilafına imam Ebu Hanife’ye göre yıkanır.

Malikîlerin görüşüne gelince: Dusukî Haşiyesinde şu sözler rivayet olunur: Cünüp ve hayız olan kimseler yıkanmazlar. Eşheb bu konuda şöyle demiştir: ‘Şehit cünüp de olsa yıkanmaz ve namazı kılınmaz...’ Asbağ ve İbni Macşun, Sahnun’un hilafına aynı görüşü paylaşmaktadırlar.

Enes (r.a.) den rivayet edilen bir diğer hadiste de Uhud şehitlerinin yıkanmadan kanlarıyla defnedildiği ve namazları kılınmadığı zikrolunur. (Bu hadisi Ebu Davud Hasen veya sahih bir senetle rivayet etmiştir)

[79] El-Muğnî, 2/402.