الأرشيف — محتوى قديم
المكابرة
لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.
Mükâbere, hakkı, doğruyu işitince kabul etmemektir. Ebû Cehil ve Ebû Talib, inad ederek, Resûlullah’ın (s.a.v.) peygamber olduğuna inanmadılar, inkâr ettiler. İnad ve mükâbere, riyâ, hased ve tama’ gibi kötü huyların bir sonucu kötü huydur. Peygamber (s.a.v.): “Allah’ın en sevmediği kimse, hakkı kabul etmekte inad edendir” buyurdu.
Müslüman, vakar sahibi kimsedir. Dünya işlerinde insanlara kolaylık gösterir. Fakat dini konularda, Allah’ın emir ve yasakları söz konusu olduğunda kesin tavırlı ve kararlıdır. Bir dağ zamanla erozyon sonucu aşınabilir ama müslümanın dini hiç aşınmaz. (İslâm Ahlâkı, M. Hadimi.)