بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / المروءة
الأرشيف — محتوى قديم

المروءة

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

Mürüvvet, tam anlamıyla erkeklik, kişilik ve yiğitlik demektir. Mürüvvetin hakikati: nefsin insanı, hayvandan ve şeytandan ayıran insanlık sıfat ve meziyetleriyle donanmasıdır. Nefis insanı üç öne çağırır: Biri insanı, kibir, haset, saldırganlık, bozgunculuk gibi şeytan ahlâkı ile vasıflanmaya çağırır. Biri yemek, içmek ve cinsel arzularını tatmin etmek gibi hayvan ahlâkı ile vasıflanmaya çağırır. Biri de ihsan, nasihat, iyilik, şefkat, ilim, ibadet ve benzerleri gibi melek ahlâklarıyla vasıflanmaya çalışır.

İşte mürüvvetin hakikati, hayvan ve şeytan ahlâkına çağıran etkenleri dinlemeyip melek ahlâkına çağıran üçüncü etkene uymaktır. İlk iki etkenin emrine girmek, mürüvvet ahlâkına ters düşer.

İnsanlık, mürüvvet ve fütüvvet hep ilk iki etkene isyan edip üçüncü etkene uyma çabasından ibarettir. Selef’ten biri şöyle diyor: “Allah meleklere sadece akıl vermiş, şehvet vermemiştir. Hayvanlara şehvet vermiş, akıl vermemiştir. İnsanoğluna ise hem akıl ve hem de şehvet vermiştir. Buna göre, insan aklı şehvetine galip gelirse, meleklere yaklaşır. Şehveti aklına galip gelirse hayvanlara yaklaşır. İşte mürüvvet, aklın şehvete galip gelmesidir.

Ziya Paşa mürüvvetin, nefsin bayağı arzularını yenme anlamındaki erlik ahlâkına şöyle işaret ediyor:

“Avret gibi mağlûb-i heva olma, er ol, er;

Nefsin seni râm etmeye, sen nefsini râm et”

Mürüvvet, her türlü güzel huyu kullanmak ve her türlü çirkin huydan kaçınmaktır, denilmiştir. (Medâricü’s-Sâlikin)

Sakati diyor ki: “Mürüvvet, Allah’ın buyruklarını yapmak, yasaklarından kaçmak, yüksek ve şerefli huylarla Allah’a yaklaşmaktır” (İslâm Ahlâkının Temel İlkeleri, S. Ateş.)