بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / السفسطة
الأرشيف — محتوى قديم

السفسطة

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

‘Safsata’, batıl davalarda mücerret hasmı susturmak için tertiplenen, dışarıdan ilk bakışta doğru ama gerçekte yanlış olan kıyaslamalara denir.

Safsata, hem ilâhi prensipler, hem akıl ve hem de hikmet yasaları gereğince çirkin bir davranıştır. Çünkü safsata, hakkın, adaletin ve doğrunun gerçekleşmesine engel teşkil etmektedir.

Safsatacılar günlük hayatlarında ne kadar eğri ve yanlış hareket etseler de, adaletli hakimin huzuruna vardıklarında doğrulmak zorunda kalırlar.

Eğitim kuralları, safsata (muğalata) ile fikir ileri sürmeyi ve tartışmayı doğru bulmamıştır.

İmam-ı Azam (r.a.) safsatacılardan biri ile fikir tartışması yapmış ve iddiasını kanıtlamış iken, adam buna razı olmayarak konu dışında mantıksız sözlerle safsata yapmaya başladı. O zaman İmam-ı Azam (r.a.) : ‘Biz hasmımızı ilim ve ilkeler içinde yeneriz. Davamızın doğru olduğunu ilim ile kanıtlarız. Yoksa susturamayız.’ demiştir.