بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / التعيير
الأرشيف — محتوى قديم

التعيير

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

‘Ayıplama’, insanlarda bulunan ayıp ve kusurları sayıp dökmek, onları sürekli gündemde tutmaktır.

Ayıplama yapıldığında, ayıplanan kişide o ayıp varsa yapılan işi onu yaymak olur. Eğer bu ayıp onda yoksa iftira olur ki, kişinin ayıplarını yaymak da iftira etmekte her iki durumda da çirkin davranışlardır. Özellikle ayıplanan kişide sayılıp dökülen ayıplar bunu yapana kimsede de bulunuyorsa bu tamamen mantıksız ve de çirkin bir davranış demektir.

Bir toplulukta bulunmayan bir kişinin ayıpları sayılıp döküldüğü zaman bu yayma ve ayıplama işini yapan kişiyi oradakilerin doğrulamaları da adap kurallarına aykırıdır. Bu sırada yapılması gereken şey bu kişiyi bu tür konuşmalarından yumuşaklıkla vaz geçirmek ya da bu ayıplamaya katılmadığını sessizlikle ve doğrulamakta isteksiz kalarak işaret etmektir.

Bir insanı kötülemekte ne yarar olabilir? Amaç kendi iyiliğini ve onun kötülüğünü ortaya koymaksa, düşmanlığını belirtmekse, diğeri de kendisinin iyiliğini ve senin kötülüğünü bulup söyleyebilir. Yok eğer küçük düşürme veya intikam alma gibi bir amaç varsa, bu da acizliğin bir göstergesidir.

Tavus kuşunun renk renk güzel tüylerini görmezlikten gelip de yalnız ayağının çirkinliğini görerek onu kötülemeye kalkışmak insafa sığmaz. Bir insan ne kadar kötü olsa da elbette bir iyiliği de bulunur. Sen ‘mutluluk getiren şeyi al, keder veren şeyi terk et’ hükmünce iyilikleri al da kötülükleri bırak. İnsanlık, terbiye ve kişilik böyle olur. (Tasvir-i Ahlâk, A. Rıfat)