بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

الأخلاق الإسلامية

دليل علمي إلى حسن الخلق

﴿وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ﴾ (القلم ٦٨/٤)

الرئيسية / الأرشيف — محتوى قديم / التصرف
الأرشيف — محتوى قديم

التصرف

لم تُضَف بعد ترجمة هذا المحتوى بهذه اللغة؛ نعرض النص التركي الأصلي.

‘Tasarruf’, sözlükte malı korumaya gücü yetmek, idare etmek ve dengeli harcama yapmak demektir.

Tasarruf, israf (yarını düşünmeden aşırı harcama) ile cimrilik arasında bulunursa övülen bir huy olur. İfrat veya tefrite kaçarsa, ya cimrilik ya da israf adını alacağından kötü bir huy olur. İnsan bu ince noktalara dikkat etmeli ve alışkanlıklarının bu iki huydan birine doğru kaymakta olduğunu anlar anlamaz yol yakı iken dönmeye ve tasarruf şekline geçmeye gayret etmelidir.

Tasarruf, para biriktireceğim diye akraba ve yakınlarından, muhtaç olanlara yardımdan kaçınmak, aile ve çocuklarını sıkıntı içinde yaşatıp parası varken yok gibi sıkıntı çekmek ve çektirmek, akranları arasında da aşağı bir hayat noktasında bulunmak değildir.

Asıl tasarruf; ancak Cenab-ı Hakk’ın kendisine verdiği nimetlerden; para mal ve mülkten doğru yolda yiyip içmek, evlat ve ailesine yedirip içirmek ve giydirmek, ayrıca yoksullara yardım edip Allah (c.c.)2a hamd ve sena etmek; ileride çocuklarına sıkıntı çektirmemek amacıyla tedbir olarak bir miktar biriktirmeye çalışmaktır. Bunun aksine bütün bütüne tutmak veya israf etmek tasarruf değildir.

İşte bu yoldaki dengeli tasarruf, eskilerin ‘re’(s.a.v.)-i akıl’ dedikleri uygun bir tasarruf şeklidir. Yerinde ve yolunda kullanılan az paranın, israf ile harcanan çok paradan daha fazla iş gördüğü de öteden beri denenmiş olan durumlardır.