التشييع
‘Teşyi’, ölen bir müslümanın cenazesinin toprağa verilinceye kadar uğurlanması, onunla birlikte gidilmesi ve ona mağfiret duasında bulunulmasıdır.
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Herhangi bir müslüman bir cenazeyi teşyi ediyorsa onun için bir kıratlık (Uhud gağı kadar) karşılık vardır. Eğer cenaze defnedilinceye kadar bekliyorsa sevabı iki kırata çıkmış olur.” (Müslim, Buhari.)
Cenazeleri ‘teşyi’ etmenin amacı, hem ölen kardeşine karşı son görevini yerine getirerek onu toprağa vermek ve hem de o cenazeden, kabir ve kabirdeki yatanlardan ibret dersi alarak geri dönmektir.
Müslüman, ölümün bir gün kesinlikle kendisini bulacağını, son nefesine geldiğinde malından, mülkünden, ailesinden ve yakınlarından hiçbir yardım alamayacağını, onlardan ayrılacağını, sayılı nefeslerin tükenip bütün organların birbirine veda ederek ruhun bedenden ayrılacağını, gözlerinin süzülüp, çenesini bağlayıp, elbiselerini soyarak ellerini yana uzatıp ayaklarını birbirine bağlayıp yalnız koyacaklarını, daha sonra teneşire koyup yıkayarak, kefene saracaklarını, cenaze namazını kılacaklarını, kabre konulduktan sonra kendisinin orada amelleri ile başbaşa kalacağını, sorgu meleklerinin sorularına nasıl karşılık vereceğini, mahşere kadar kabirde nasıl bir hal üzere bulunacağını, ikinci sur çaldığında ne sıfatla diriliceğini, Allah (c.c.)’ın huzurunda nasıl hesap vereceğini, sırat köprüsünden nasıl geçeceğini derin derin düşünmelidir. Böylece ölümü unutmamalı, her an ölüm için hazırlıklı olmalıdır. Çünkü ölümün insana ne zaman ve nasıl geleceği bilinmemektedir.
Kur’an-ı Kerim’de buyuruluyor: “Her canlı ölümü tadacaktır. Ondan sonra bize döndürülüp getirileceksiniz.” (Ankebut sûresi, /57.)
Bundan başka bir çok ayette, nerede olursa olsun her canlının kesinlikle ölümü tadacağı, hiçbir insanın dünyada ebedi kalmayacağı, insanların sınanmak üzere dünyaya geldikleri, ölümden kaçmanın yarar sağlamayacağı, herkesin Allah (c.c.)’a döndürüleceği bildirilmekte ve insan tefekküre çağırılmaktadır.
İşte cenazenin ‘teşyi’ edilmesi bütün bu gerçeklerin insanın gözünden bir filim şeridi gibi geçmesini hatırlatacağından kendisi için de önemli bir uyarıdır.