التأديب
‘Te’dib’, güzel davranış ve edep öğretme, eğitme, ders verme, düzeltme anlamlarına gelir.
Te’dib, ilim, eğitim ve hizmet yollarını öğretmek için gereklidir. Ancak kızgınlık anında te’dib doğru değildir. Çünkü bu durumda iken eğitim vermeyi, şiddetle eğitim vermeyi, ateşin üzerine ispirto dökmeye benzetirler. İspirto alevi bir kat daha artırarak zararı kendisine de dokunacaktır.
Eğitim vermenin yüce dinimizde kişiye göre çeşitli dereceleri vardır. Örneğin ilim ve fazilet sahibi bir kişiye: “Size bunu yakıştıramadık. Bir daha böyle işler yapmayacağınızı ümit ederiz” demek gibi. Bu söz o kişiye ağır bir ceza vermekten daha kötüdür. Fakat her zaman hapse girmeye ve hakarete alışmış bir serseriyi uzun süre tekrar hapiste tutmak yerine küçük bir uyarı ile salıvermek ise yanlıştır.
Çocuklara eğitim verirken dövmek de büyük bir yanlıştır. Çünkü sürekli dövülen çocuk arık dayaktan da korkmaz hale gelir. Utanmaz bir kimse olur. Çocuğun eğitimi, yaptığı yanlışı sürekli olarak kendisine nedenleriyle anlatmak, sonuçları söyleyerek hafifçe tehdit etmek, akranları arasında bu yanlışın ayıplanacağını söylemek ve yanlışı terk ettiği durumda bazı şeyler söz vermekle olur.
Özellikle küçük yaştaki çocukların te’dib ve eğitim amaçlı olarak dövülmeleri onların ruhsal yapılarında çok büyük olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu durumdaki çocuklar çekingen ve hayata küskün ve kendisine özgüveni olmayan bir karakterde büyürler. İlk önce bu yanlış eğitim yolunu benimseyen ve uygulayan anne ve babaların eğitime ihtiyaçları vardır. (Tasvîr-i Ahlâk, A. Rıfat)