أنواع البيع
Cebren Satış
Fakihlerin çoğunluğu, akit yapanın malı satmada ihtiyaç sahibi olmasını şart koşmuşlardı. Malını satmaya haksız yere zorlanırsa, Allah (c.c.)’ın “Karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaretle olması müstesna.” [1] buyruğu gereğince alışveriş gerçekleşmez.
Allah Resûlü (s.a.v.) de: “Alışveriş ancak, karşılıklı rıza iledir” buyurmuştur. Yine Hz. Muhammed (s.a.v.): “Ümmetimden hata, unutma ve zorlama sonucu olan şeyler kaldırıldı” buyurmuştur. [2]
Satıcı, malını hakkıyla satmaya zorlanırsa, alışveriş sahih olarak gerçekleşir.
Kişinin; mescidi veya kabristanı genişletmek için evini satmaya zorlanması da böyledir.
Altına girdiği borcu ödemek için veya karı ya da ana - babanın menfaati için bir ticaret malını satmaya zorlamak da caizdir. Bu durum ve benzerlerinde; onun rızasının yerine şer'i rıza geçtiği için alışveriş sahih olur.
Abdurrahman bin Ka'b (r.a.) şöyle demiştir: “Muaz bin Cebel cömert bir genç idi. Elinde bir şey tutmazdı. Mallarının tümü borca batıncaya değin borçlandı. Alacaklıları ile konuşması için, Hz. Muhammed (s.a.v.)'la konuşmaya geldi. Eğer biri Muaz'ı bıraksa, Allah Resûlü (s.a.v.) sebebiyle bırakırdı. Allah Resûlü (s.a.v.), Muaz'ın hiçbir şeyi kalmamacasına bütün mallarını (borcuna karşılık) sattı.”
Zarurete Düşenin Satışı
İnsan bazen, borcu veya geçimi için gerekli bir zorunluluk sebebiyle elindekini satmak zorunda kalır ve zaruret sebebiyle bu malları değerinden daha azıyla satar. Bu çeşit satış, mekruh olmakla beraber caizdir, bozulmaz.
Bu tür hallerde darda kalana yardım etmek ve ona elem veren sıkıntıdan kurtulması için borç para vermek meşru kılınmıştır.
Bu konuda meçhul bir adamdan hadis nakledilmiştir. Ebû Dâvûd'da “Beni Temimli bir şeyhten yapılan rivayete göre o, şöyle demiştir: Ali b. Ebû Talib bize hitap ederek, şöyle dedi: “Halkın başına darlık zamanlan gelecektir. Zenginler ellerinde bulunanı sıkar ve bu sayede mallarını arttırırlar. Allah (c.c.) ‘Aranızda iyiliği unutmayın’ [3] buyurmuştur. Darda kalanlar mallarını satarlar. Nebi (s.a.v.) darda kalanın satışını, zarar satışını ve mahsulünü elde etmeden satışını menetmiştir.”
Sığınma Satışı
İnsanlar, bir zalimin mallarına saldıracağından korktuğunda bu zalimden kaçırmak için birbirine yardımcı olup şartlarını ve rükünlerini yerine getirerek zahiren (göstermelik) alışveriş akdi yaparlarsa, bu akit sahih olmaz. Çünkü akit yapan iki taraf alışverişi kastetmemişlerdir. Bu ikisi, şaka ile alış -veriş yapan kimseler gibidir. “Bu akit sahihtir. Çünkü şart ve erkanına riayet edilmiştir” de denilmiştir.
İbn Kudâme ise: “Sığınma satışı batıldır” demiştir. Ebû Hanife ve Şafiî şöyle demiştir: “Bu akit sahihtir. Çünkü alışveriş, erkanı ve şartlarıyla tamamlanıp akdi bozan şeylerden hali olunca, sahih olur. Zira, alan ve satan fasit bir şart hususunda ittifak etseler, sonra da şartsız akit yapsalar, alışveriş sahih olur. Bize göre bunlar alışverişi amaçlamamış olsalar, şakacılar gibi, akitleri sahih olmaz.”
Belirli Bir Şeyi İstisna Ederek Yapılan Satış
Birinin bir ticaret malım, belirli bir şeyi istisna ederek satması caizdir. Meselâ ağaçlan, bir ağacı istisna ederek, satmak veya birkaç evi birden satıp, aralarından birini dışta bırakmak ya da bir arazi parçasını satıp bunun belirli bir kısmını istisna etmek gibi.
Câbir (r.a.)den rivayete göre : “Nebi (s.a.v.); münâkale, muzâbene ve istisnai satışı, belirli olmadıkça, yasakladı.”
Cehalet ve zararı içerdiği için, belirli olmayan meçhul bir şey istisna edildiğinde, satış sahih olmaz.
[1] Nîsâ sûresi, 4/69.
[2] Hadisi İbn Mâce, îbn Hibbân, Dârekutnî, Taberani, Beyhakî ve Hâkim kaydetmiştir.
[3] Bakara sûresi, 2/237.